ABD Havacılık Dairesi, SpaceX’e İzin Vermiyor

You must be registered for see images attach

20. yüzyılın ortalarında, uzay sektörüne dair ciddi gelişmeler gördük. Uzaya gidebilen roketler inşa ettik. Değişik denemelerde bulunduk. Yörüngemize uydular yerleştirdik. Ay’a insan yolladık. Tüm bu gelişmeler, insanlığın uzaya dair tecrübelerinin ve bilgisinin gelişmesini sağlamış oldu.

20. yüzyılda tüm bu gelişmeler, devlete bağlı kurumlar tarafınca gerçekleştiriliyordu. Bu sayede yüksek bütçeler karşılanabiliyor ve ülke çıkarları bir motivasyon haline gelebiliyordu. Sadece bu yöntem, sürdürülebilir bir model değildi. Uzaya gitmek için milyarlarca dolar harcanıyordu. Karşılığında ise ekonomik anlamda neredeyse hiçbir şey alınamıyordu. Uzaya dair elde edilmiş bilgiler, ekonomik bir gelir sağlayamıyordu. Öteki taraftan, bu emek harcamaları devletin gerçekleştiriyor olması bazı siyaset adımlarının da ortaya çıkmasını sağlıyordu. Böylelikle uzay çalışmalarında ciddi yavaşlamalar oluyordu. Bu projelerden gelir elde edilememesi, yavaşlık ve projelerin devlet tarafınca fonlanması, kısaca vatandaşlardan toplanan paralarla fonlanması üstüne uzay emek harcamaları sürekliliğini koruyamadı. Birkaç ülkenin üstünlüklerini kanıtlama çabası olarak tarihte yerini aldı. Sadece günümüzde uzay sektöründe ciddi değişimler gerçekleşmiş durumda. Uzay sektörünün devamlı olarak gelişimini sağlayacak ortamı hazırlayacak değişimler.

Uzay Sektöründeki Değişimler​

Uzay sektöründeki en büyük değişim, uzay çalışmalarını devlet yerine hususi şirketlerin yönetmeye başlamış olması oldu. Günümüzde, 20. yüzyılın aksine uzay çalışmalarını devletler değil firmalar yönetiyor. Bunun sağlamış oldu çeşitli ve fazlaca mühim avantajlar var.

{Özel sektör}, uzay çalışmalarından gelir elde etmede ciddi anlamda başarı göstermiş olmayı başardı. Hususi bir şirket olan Space X’in geliştirmiş olduğu roketler yine kullanılabilen roketler. Böylelikle giderler ciddi anlamda azaltılmış durumda. Bununla beraber, azca maliyetlerin bir sonucu olarak yörüngeye uydu yerleştirmek benzer biçimde görevlerde ön plana çıkmayı başarıyor. Bu sayede şirket, kendisine sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmayı başarmış. Ekonomik bağımsızlığı ve yeterliliğini kazanmış olan şirket, kendi çalışmalarını sürdürme ve geliştirme fırsatı da yakalamış durumda. Bu sayede uzaya dair fazlaca daha yüksek hedefler konulabiliyor ve uzay hakkında emek harcamalar devamlı olarak devam ediyor.

Space X, çalışmalarını kendi başına sürdürüyor olsa da, aslına bakarsak o denli da yalnız değil. Şirket son yıllarda uzaya en fazlaca fırlatmalar icra eden adlar içinde yer ediniyor. Bu fırlatmalar için ABD’ya ilişkin olan uzay roketi fırlatma rampalarını kullanıyor. Dolayısıyla çalışmalarını her ne kadar kendi çabalarıyla yürütüyor olsa da, üstünde çalışmış oldukları topraklardan bağımsız kalamıyorlar. Sadece son aylarda, bağımsızlıklarını daha da arttırmak suretiyle kendilerine ilişkin bir bölge satın aldılar. Bu bölge Teksas’ın güneyinde, Meksika sınırına yakın bir noktada konumlanıyor. Burada şirket kendi fırlatma rampalarına haiz olacak. Sadece bu durum da, firmanın dilediği benzer biçimde fırlatmalar yapabilmesinin önünü açmıyor. Space X hala, prototip tecrübe etme fırlatmaları da dahil olmak suretiyle tüm fırlatmalar için FAA’den izin almak zorunda.

FAA Nedir?​

FAA, Federal Aviation Administration, Federal Havacılık Dairesi anlamına geliyor. Burası, ABD Birleşik Devletleri’nin Ulaştırma Bakanlığına bağlı bir müessese. Görevi ABD hava sahası içindeki uçuşları denetlemek. ABD hava sahası içinde yapılacak olan tüm uçuşlarda FAA’den izin alınması gerekiyor. Buna doğal ki de Space X’in roketleri de dahil. Uzay sektörünün hususi şirketlere kaymasıyla beraber devlet içindeki bürokrasiden ve yavaşlamadan büyük oranda kurtulunmuş olunsa da, bu biçim izinler hala mesele çıkaracak engeller haline gelebiliyorlar.

Space X’in İhtiyaç Duyduğu İzin​

Space X günümüzde, Starship’in prototipleri üstünde çalışıyor. Prototiplerin fırlatmaları için de, FAA’den izin alınmasına gerekseme var. Bu izni almadan fırlatmanın yapılması durumunda ciddi cezaların kesilmesi mümkün. Space X, dokuzuncu prototip denemesine kadar gelmiş durumda. Sadece dokuzuncu prototipin fırlatmaları için FAA’den sürpriz kararlar çıkmaya başladı. FAA, Space X’e izin vermek istemedi. Mühim bir gerekçe gösterilmediği halde, alınamayan izinden dolayı Starship’in SN – 9 prototipi günlerce rampada bekledi. Aslen Space X’in, Teksas’ın güneyi benzer biçimde ücra bir köşede rampa kurmasının, rahat izin alabilmesini sağlayacağı düşünülebilir. Bundan dolayı burada hava etkinliği oldukça düşük seviyede. Sadece izin beklentileri buna karşın gelmedi ve Space X bekletildi.

Space X’in Tepkisi​

Space X için süre oldukça mühim. Şirket büyük hedefleri kısa süre içinde başarmayı hedefliyor. 2022’de Mars’a ve 2023’te Ay’a gitmeyi hedefliyorlar. Starship roketlerini 2026 senesinde insanlı şekilde Mars’a göndermeyi hedefliyorlar. Hemen hemen prototip aşamasında olan bir roketin bu kadar kısa süreler içinde bu şekilde büyük hedefleri başarabilmesi oldukça zor. Bunun için durmaksızın çalışmak gerek. Bunu başarabilmek adına da lüzumlu olan tüm izinlerin aksatılmadan alınması koşul. Sadece FAA’den ara sıra izin gelmemesi, firmanın programlarını bozuyor.

Starship SN – 9 prototipinden sonrasında, SN – 10 prototipi fırlatılacak. Sadece SN – 9 prototipinin fırlatılması için izin alınamadığında şirket, beklemekten fazlaca daha fazlasını yapmış oldu. SN – 10 prototipini yanda bulunan fırlatma rampasına yerleştirerek SN – 10 üstündeki çalışmalarına devam etti. Aslına bakarsanız SN – 9 fırlatıldıktan sonrasında aynı noktada SN – 10 fırlatılacaktı. Bir roketin oraya yerleştirilmesi birkaç gün kadar süre almış olduğu için, SN – 9 için izin beklenirken SN – 10 rampaya yerleştirilmiş olundu. İki roketin yan yana fırlatmaya hazır şekilde görüntülenmesi, Space X’in yavaş işleyen bürokrasiye ve devletin denetim isteğine dair baskısına bir tepki olarak yorumlandı. SN – 9 için sonunda izin alınmış ve fırlatma gerçekleştirilmiş olsa da, akıllarda hazır olarak bekleyen roketlerin görüntüsü kaldı.

{Özel sektör} bu şekilde çalışıyor. Burada hız oldukça mühim. Boşa harcanacak bir saniyeyi dahi bulmak mümkün değil. Bundan dolayı buna gerek yok. Beklemek, ağırdan almak için sebep yok. Sadece bu şekilde ciddi bir hıza ulaşılarak geliştirmeler kısa süre içinde tamamlanabilir. Uzay sektöründe yapılacak fazlaca iş bulunuyor. Uzayın derinliklerinde bulunacak daha fazlaca şey bulunuyor. Eski, kısıtlayıcı ve baskıcı bakış açısından kurtulmak, çağıl dünyanın önde gelen gereksinimleri içinde bulunuyor. Gelecekte baskıcı ve gerici güçler karşısında roket benzer biçimde dimdik duran beyinler varlığını başarıyla sürdürecek.
 
Üst