KURAN'IN 26 TANE DEĞİŞTİRİLMİŞ SÜRÜMÜ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI!!

ULUTÜRK

YÖNETİCİ
Seviye
1
 
Katılım
13 May 2022
Gönderiler
44
Beğeniler
29
You must be registered for see medias

"Şüphesiz o Kuran'ı biz indirdik, biz! Onun koruyucusu da elbette biziz" (Hicr suresi 9. ayeti)

KURAN'IN DEĞİŞTİRİLEMEYECEĞİNİ, KURANDA YAZDIĞI İÇİN İNANLAR. BAKIN DİĞER ÇÖL KİTAPLARI DA AYNI İDDİA'YI SÖYLÜYOR:​


"Size doğrusunu söyleyeyim: Yer gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf veya bir nokta bile kaybolmayacak" (Matta suresi 18. ayeti)

"Ot kurur, çiçekler solar ama rabbimizin sözü sonsuza dek durur" (Yeşaya suresi 8. ayeti)

BU İZLENCEDE GÖRECEĞİNİZ ÜZERE, YARATICININ KENDİSİYLE KONUŞTUĞUNU İDDİA EDEREK ÇÖLÜN ORTASINDA ORTAYA ÇIKAN VE KENDİSİNİN EN SÜPER GERÇEK HAK DİN OLDUĞUNU SAVUNAN DİĞER ÇÖL DİNLERİNİN KİTAPLARINDA arap ELİYLE BOZULMALAR OLDUĞU GİBİ, TEK HARFİ BİLE DEĞİŞTİRİLMEDEN KORUNACAĞI SÖYLENEN KURANINDA ŞUAN 26 TANE DEĞİŞTİRİLMİŞ SÜRÜMÜ OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR. BU DEĞİŞTİRMELER, ÇEVİRİ (MEAL) VEYA AÇIKLAMA (TEFSİR) ÜZERİNDE DEĞİL, BİZZAT KORUNACAK DENİLEN -SÖZDE- ÖZGÜN VE TANRI SÖZÜ DENİLEN arap RİVAYETİ SURE VE AYETLER ÜZERİNDEDİR. EĞER DİNİNİZİN "HAK" VE "KORUNMUŞ" OLDUĞUNA SAMİMİ ŞEKİLDE GÜVENİYORSANIZ KENDİNİZ BAKABİLİRSİNİZ.


KURANDAKİ İNSAN ELİ: -Bi ismi harfinin değiştirilişi:

You must be registered for see medias

KURANI YAZAN HAFS, GÜVENİLMEZ VE YALANCI BİRİDİR:

You must be registered for see medias

KURANIN BİLİMLE DEĞİL, arap CEHALETİYLE YAZILDIĞININ KANITI: KURANDAKİ DÜNYA TASVİRİ..

You must be registered for see medias

TUTARSIZLIKLAR KİTABI KURAN:

İslâm'daki mezhep ve tarikatların şehadet kelimesi haricinde neredeyse her konuda birbiriyle ayrı düşmelerinin sebebi kurandır. Çünkü kuran her ne kadar kendisini ap açık bir kitap olduğunu pek çok ayette (bkz: Maide suresi 15 ayet - Yusuf suresi 1 ayet - Hac suresi 16 ayet - Su'ara suresi 2 ayet - Neml suresi 1 ayet - Kasas suresi 2 ayet - Duhan suresi 2 ayet) üstüne basa basa iddia etse de, ele aldığı konuları kuran ap açık anlatmamıştır. Eğer Kuran'ın ayetleri ap açık olsa idi, müslümanların hepsi ya araplar gibi tekbirle müslüman kafası kesmeli yahut Türkler gibi akıl ve sorgulamaya önem vermeliydi. İslâm'ı farklı farklı yorumlayan mezhepler de olmamalıydı. Eğer Kuran ayetleri ap açık olsaydı, Elmalılı Hamdi Yazır farklı bir şey, diyanet farklı bir şey, edip yüksel ap ayrı bir şey nasıl söyleyebiliyor? Ve bunların hepsi de, yani birbirine çok yakın olması gereken ayetleri ap ayrı şekilde yorumlayanlar da, ilginç şekilde kalkıp ayetlerin ap açık olduğunu iddia ediyor! Kuran ayetleri ap açık değildir. Çünkü Ap açık şöyle olur;

Diyelim ki, hırsızlık mı yaptın; Hırsızlık yaptığın zaman silah zoruyla yaparsan cezası şu kadar artar, al-kaç yapılırsa veya gizlice alırsa cezası şu dur, çaldığı ürünün fiyatı şuysa, cezası bu kadardır. Bunun üzerindeyse cezası daha büyüktür, şununla çarpılır veya şu kadar eklenir. Bu ap açıktır. Burada sen, ben farklı yorumluyorum diyemezsin.

Kendisinin ap açık bir kitap olduğunu pek çok ayette üstüne basa basa söylemesine rağmen, bugün pek çok farklı mezheplerin - tarikatların - yolların - zaviyelerin çıkmasıyla ap açık bir kitap olmadığını ve ap açık tanımının nasıl olması gerektiğini Türk Ceza Kanunundan örneklerle açıkladım. Şimdi konunun daha net anlaşılması için kuranda aynı konuda birbirini yalanlayan bu pek çok farklı ayetleri örnekle inceleyeceğiz. Bu çarpık ayetler ister muhammed'in 23 yılda söylediği yalanları unutup, aynı olayı farklı şekilde tekrar etmesinden kaynaklansın isterse de kuranı bize aktaran hafs gibi yalancı araplardan dolayı olsun fark etmez burada ap açık çelişkileri gözüken ve bir dini pek çok farklı mezhebe ve tarikata bölecek kadar büyük tutarsızlıkları içinde barındıran kuranı lastik gibi her yöne çekilebilir durumda bırakmış ve araplarca al-lah sözü olduğu iddia edilen bu ayet isimli çelişkiler silsilesi, her tarikatında diğerine batıl diyerek birbirlerine saldırmasına yol açmıştır. Örneğin kuranda kendisiyle çelişir şekilde farklı farklı anlatıldığı için arap ülkelerinde bu konu yüzünden pek çok kellenin tekbir getirilerek kopartıldığı şefaat konusunu ele alalım. Şefaat ya resulallah diyenler putperest midir? yoksa mümin midir? Kurana göre hem putperesttir hem de mümindir. Şefaat'i yalnız al-lah verir demek kurana göre doğru mudur? yoksa yanlış mıdır? Kurana göre hem doğrudur, hem de yanlıştır!

You must be registered for see medias

Kuran'ın tarihini zaten incelersek; bugün sakal-ı şerif denilerek öptürülen muhammed'in kılı tüyü bile bulunmasına rağmen her ne hikmetse al-lah'ın koruma sözü verdiği kuranın ilk hâli küçük taşlar, deri, ağaç parçası ve kemik gibi çeşitli nesnelere yazılı olduğu söylenir, bunlar yakılıp yok edildi. Kuranın ikinci hâli ebu bekir döneminde derlenmişti, bunlarda yakıldı. Kuranın üçüncü hâli Osman döneminde derlenmişti, bunlarında dünyanın hiçbir yerinde olmadığını görürsünüz. Ayşe gibi muhammed'i 6 yaşından itibaren en yakından tanımış ve muhammed'in ayet diyerek sunduğu şeyleri bizzat uygulamak zorunda kalmış kişilerin aktardığı bilgilerde, muhammed'in Yaratıcıyla konuştuğunu iddia ederek söylemiş olduğu surelerin içinde yer alan örneğin yetişkin erkekleri emzirin diyen ayetlerin, muhammedin ölümünden sonra yazılan kuranlardan çıkartıldığını, şuan kısacık olan tevbe suresinin, bakara suresi kadar uzun olduğunu ve al-lah'ın koruma sözünü hiçe sayan hazret-i keçinin yemiş olduğu recm hükmünü hadis-i rezillerde ap açık anlatılır ki, pedofili bir yahudi mezhebi olan islâm'ın kendi kaynaklarında bile her şey ortada zaten. Anlayana sivrisinek saz, anlamak istemeyene sazı soksan az geldiğinden, bunlar kaynaklarda bulunmasına ve bunca değişik kuran sürümü ortada olmasına rağmen, araptan çok arabın dinini savunanlar, bakın sizin Tanrı sözü sanıp, içinde ne yazdığını anlayarak okumadan baş üstünde tuttuğunuz çöl kitabını, arabistanda her kabilenin kendine ait kuranı olduğundan diğer kabileye ait kuran sürümlerini bakın araplar nereye atıyor;


You must be registered for see images attach


Yaratıcının nedense hep aynı coğrafya'ya cebrailini gökten güvercin gibi salıp birebir konuşmak için sohbet yeri seçtiği çöl bölgesinden başka bir yerde kutsal kitap çıkmamasına ve özellikle iletişimin çok kolay olduğu günümüzde Yaratıcının hiç konuşmamasına rağmen, arapların Yaratıcıyla bire bir konuştuğunu söyleyerek, cehaletle yazdığı kuran gibi tutarsızlıklar ve çelişkilerle dolu çöl kitaplarına inanmasa bile kendi çıkarı için inanıyormuş gibi savunan şeref engelli din tüccarı takiyecileri yani örneğin kitap satmak için ayetleri kafasına göre kabul ederek mucize uyduran 19cuları, al-lah'a inanırım ama asla güvenmem demesine rağmen hâlâ ağzında dua ile siyasetten oy toplayan ak-itleri veya fetö gibi sapık tarikatleri yada sırf namaz kıldırmak için 7 bakanlıktan fazla bütçeyi alan diyaneti bir tarafa bırakırsak, arabın al-lah benimle konuştu, kervan baskınlarındaki kadın ve altın ganimetinin 5'te 1'i bana ve al-lah'a aittir diyerek uydurduğu bu cahil çöl kitabını Tanrı sözü sanan ve arapların delil yani ayet diyerek aktarmış olduğu bir arap aktarması(kıraatı) olan bu saçmalıkları anlayarak okumamış olsa bile, samimi şekilde arabın dinine inanmış olan Türklere gerçeği gösterip özüne dönmesini sağlamak için konuyu uzatarak anlatmalıyız. Çünkü AL-UZZA, AL-MENAT gibi arap putlarının en büyüğü olan AL-LAT'ın erkek ismi AL-LAH isimli arap rabbitinin, Kehf suresi 86 ayette dediği gibi güneşin hiç balçıkta batmadığını veya doğmadığını, sadece gezegenlerin manyetik bir yörünge içinde güneşin etrafında döndüğünü, Mülk suresi 5 ayette yıldızların şeytana atış tanesi yapılmış ufak kandil süsleri değil, koca koca güneşler olduğunu, Naziat-30, Zariyat-48 ve Şems-6 ayetlerinde anlatıldığı gibi dünyanın döşek gibi dümdüz yayılmış şekilde değil, kutuplardan hafif basık ve merkezine doğru şişkin geoit bir şekilde olduğunu, bugün bilimdeki gelişmeleri anında alabileceğimiz, bilginin ve iletişiminin kolay olduğu bu zamanda anlatmak ve kuranın diğer çöl kitapları gibi Tanrı sözü değil, arap cehaletiyle yazılmış uydurma bir kitap olduğunu göstermek günümüzde daha kolaydır. Sadece kendisine inanmadığı için cehennemde onu cız bız yapacak kadar iyi kalpli ve sevecen(!) bir AL-LAH putundan korkmadan, aklını kullanma ve sorgulama yoluyla hakikati aramak lazımdır. Bu şekilde aklını çöle gömmeden, Hastalıklı çöl dinlerini terk edip, akılcı ve sorgulayıcı bir Türk bakış açısıyla islâm'ı ve diğer çöl dinlerini ele aldığınızda, ulan bunca yıl bu din tüccarı şark kurnazları, böyle sapık ve cahil bir çöl kitabına nasıl Tanrı sözü diyebilmişler diye benim gibi hayret edeceksiniz. Beyniniz islâm mikrobuyla hurma şeklinde küçülüp, düşünce yetinizi kaybetmeden okuyun – araştırın ve sorgulayın. Esen kalın

Tarkan Özel - 30.10.2018
 
Üst